SAĞLIK
Giriş Tarihi : 13-07-2021 11:28   Güncelleme : 13-07-2021 11:29

Antikor Nedir?

Antikor, doğadaki birçok maddelerin ve ya canlıların hücreleri üzerinde bulunan ve vücut tarafından tanınan karmaşık yapıdaki bir moleküllerdir.

Antikor Nedir?

Antikorlar, vücutta kendisine benzemeyen ve ya dışardan vücuda yerleşen virüs, bakteri yapılarını bulup savaşmaktadır. Böylece vücudumuzu korumakta ve bir nevi vücudumuzun askerliğini yapmaktadır. Vücudumuz antikorları bir kez değil ömrümüz boyunca üretmeye devam eder. Tabii ki de antikorları hem kendimiz için hem de sağlık bilimi açısından büyük önem teşkil etmektedir.
 

Antikorların Çeşitleri Nelerdir?

Vücudumuzda bulunan antikorların birçok farklı çeşitleri bulunmaktadır. Bazıları antikor üretirken, bazıları vücut dengemizi düzenler, bazıları ise virüs ve bakterilerle savaşmaktadır. Doğada 5 çeşit antikor bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla IgG, IgA, IgM, IgE ve IgD olarak sağlık bilimcileri tarafından isimlendirilmiştir. Bunların özellikleri ve vücudumuzdaki görevleri şöyledir. IgG daha çok kanda ve dokularda bulunan; anne karnındaki bebeğe geçebilen, hastalara karşı kalıcı bir bağışıklık sağlayan antikor çeşididir. 
Bu antikor vücuda aşı yoluyla veya serum ile hastaya verilir. Böylece vücuttaki IgG antikoru arttırılır ve hastaya kalıcı bağışıklık sağlanır. IgA daha çok solunum yollarında bulunur. Bu antikor vücuda solunum yolundan zararlı etmenlerin girmesini engeller. IgM ise vücuda giren zararlı etmenlere karşı hızlıca yanıt vermesi için antikor üretmeye yardımcı olur. IgE antikoru, parazit enfeksiyonlarına karşı özel olarak üretilir. Bunun yanında alerji belirtilerinin oluşmasında etkili olan antikordur. Son olarak ise IgD; antikor üretimini sağlamakla görevli B lenfositlerin temel bileşenleridir.
 

Antikor Ve Hastalıklar Arasındaki Bağ Nedir?

Antikorlar, vücuttaki virüs, parazit gibi dış etmenlere karşı korumaktadır. Vücudumuz için çok önemli olan bu antikorların üretimi için insan vücudunun bağışıklık sistemi güçlü olmalıdır. Bağışıklık sistemi düşük olan insanlarda, dışardan vücuda gelen zararlı etmenler hızlıca yayılır. Hastalıklar önlenemez hale gelir. Bunların en iyi örneği ise HIV virüsünün son evresidir. HIV virüsünün son evresi olan AIDS sürecinde vücuttaki antikor üretimi iyice bozulur. Böylece AIDS safhası önlenemez bir hal alır ve vücut bu hastalıkla savaşamaz.
Antikorlar her zaman insan için iyi olmaya bilir. Antikorlar bazı insanlarda istemsizce üretilebilmektedir. Bu durumda fazla olan antikorlar vücut tarafından atılması gerekmektedir. Bunun için böbrekler aşırı derecede çalışmaktadır. Bu gibi durumlarda böbrekler antikorları atamaz ve böbrek hastalıkları baş göstermektedir.
Bir diğer kötü durum ise; İnsan gelişimi sırasında, vücudun antijenlerini tanıması ile görevli bağışıklık sisteminin sorun yaşamasıdır. Bu problem, antikorların sağlıklı vücut ile savaşa girmesi ve istemsizce antikor üretmesidir. Kendisi ile savaşa giren vücut eklem romatizması, iltihaplı bağırsak hastalığı gibi sorunlar baş göstermektedir.

Antikorlar Covid-19 İçin Kullanılır Mı?

Bu sorunun cevabi tabii ki de evet. Covid-19 virüsü vücut için düşman olarak algılanmaktadır. Böylece antikorlar bu virüs ile savaşa girmektedir. Bağışıklık sisteminizin güçlü olmasına bağlı olarak antikorlar daha güçlü savaşabilir ve kurtulabilirsiniz. Sağlık açısından Covid-19 virüsünü yenen kişilerden alınan antikorlar, solunum cihazına bağlanan hastalara verilir. Böylece diğer hastaların covid-19 virüsünü yenmesine yardımcı olmaktadır. Eğer Covid-19 virüsünü yendiyseniz antikor bağışı yapmak için en yakın hastane kuruluşuna gitmeniz diğer hastaları kurtulmasına yardımcı olabilirsiniz. Covid-19 virüsünü yenen 1 kişi, hasta olan 6 kişiyi iyileştirebilmektedir.