Güncel
Giriş Tarihi : 22-07-2021 02:04   Güncelleme : 22-07-2021 02:19

Koronavirüs Gerçekleri

Ortaya çıkan her hastalık için söz konusu olan durum kaçınılmaz şekilde koronavirüs için de geçerli oldu.

Koronavirüs Gerçekleri

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve korku filmlerini aratmayacak şekilde olaylar örgüsünün yaşanmasına neden olan koronavirüs hakkında oldukça fazla efsane üretildi. Korku ve endişenin olduğu her yerde olduğu gibi virüsün salgına dönüştüğü zaman diliminde de gerçek ve yalan bilgiler birbirine girmeye başladı. Bu konuda engel olunamayan bir hızla yayılan efsanelerin birçoğunun gerçekle alakası olmadığı anlaşılsa ve birçok kişi tarafından bilinse de insanların bazılarını etkisi altına aldı.
Koronavirüs konusunda yapılan araştırma ve çalışmaların kamuoyu ve dünya ile paylaşılmasının en büyük nedenlerinden bir tanesi tüm dünyanın aynı sorunla karşı karşıya olmasıydı. Buna rağmen yanlış bilgilerin önüne geçilememesi bazı gerçekliklerin daha çok vurgulanmasına neden oldu.

Çin'in Wuhan Kentinde Olmayan Virüs
İlk vakayı bildiren ve farklı bir virüsle karşı karşıya olunduğunu bildiren doktor Çin'in Wuhan kentinde görev yapıyordu. Bu durum aşı gelişmeleri karşısında hızlı ilerleyen ve karantina gibi önlemleri tüm dünyadan önce uygulayan Çin'in bazı suçlamalarla karşı karşıya kalmasına neden oldu. Vakanın ilk kez Wuhan'da rapor edilmesi ile orada ortaya çıkmış olması farklı gerçeklerdir. Dünyanın herhangi bir yerinden gelen birinin Çin'de hastalık bulaştırmış olma olasılığı da vardır. Sağlık Örgütü tarafından yapılan araştırmalarda resmi bir kanıt da ele geçirilmemiştir.

Koronavirüsün İnsan Eliyle Yapılmamış Olması
Şehir efsanesi olmaktan çıkarak dünya efsanesi haline gelmeye aday olan en büyük yanılgılardan bir tanesi koronavirüsün laboratuvarda hazırlandığı ve silah olarak dünyaya yayıldığı konusudur. Virüsün silah olarak dünyaya yayılması mantık açısından bile oldukça tutarsız geldiğinden çürütülmesi de ortaya atılması kadar kolay bir teori olduğu anlaşılır. Çin veya diğer ülkelerin kendileriyle birlikte tüm dünyayı da yok etmek isteyecekleri bir planlama yapılması her açıdan mantıksızdır. Aynı zamanda bu teoriyi kanıtlayan herhangi bir bilimsel veri de yaklaşık iki yıldır bulunamamıştır.

Evde Hazırlanan Doğal Yöntemlerin Hastalıktan Korumaması
Ortaya çıkan her hastalık için söz konusu olan durum kaçınılmaz şekilde koronavirüs için de geçerli oldu. Sarımsağı bol tüketme, C vitamini içeren karışımlar tüketmek veya her 15 dakikada bir su içmenin hastalığa yakalanma konusunda herhangi bir engelleyici yönü yoktur. Kanıtlanmamış olmasına karşılık insanların bu şekilde bazı ürünlere karşı yoğun taleplerde bulunması gereksiz talepten kaynaklanan fiyat artışlarına neden olmuştur.

Coronavirüsün Tedavisinin ve Aşısının Güvenliği
Virüsün ortaya çıkışından bu yana sürekli vurgulanan ve bulunan aşıların güvenli olup olmadığı konusunda ortaya atılan asılsız söylemler de kesin şekilde yanlıştır. Tüm dünyanın karşısında çaresiz kaldığı, sayısız ölüme neden olan ve hızlı şekilde mutasyona uğrayan bu virüsle alakalı uygulanan tedavi ve aşıların güvenlik testleri tamamlanmıştır. Güvenlik testlerinin yapılmadan piyasaya aşının sürülmesi insanlık katliamı olacağından hiç bir sağlık otoritesinin yapacağı bir işlem değildir.

Coronavirüs Yapmaz
Aşıların dünya üzerinde yapılmaya başlandığı zaman dilimlerinde ortaya atılan bir başka sorun da aşının kısırlık yapacağı yönündedir. Dünya nüfusunu azaltmak isteyen bazı güçlerin bu şekilde bir yol bulduklarını söyleyecek kadar mantık ötesi teoremler ortaya atan kesimler bile vardır. Aksine yapılan bilimsel araştırmalar:

Aşıdan sonra sperm sayısında artış olduğu,

Kalitenin göreceli şekilde fazlalaştığı,

Yapılan araştırmalarda kısırlıkla alakalı bir durumun elde edilmediği
net şekilde ortaya koyulmuştur. Bunun için kısırlıkla alakalı etki sahibi olmayan bir aşının kısırlık yaptığı yönündeki yorumlara doğru gözle bakmamak gerekir.

Isının Virüsü Öldürmediği Gerçeği
Kış aylarında görülmeye başlanan virüsle alakalı ortaya atılan ve gerçekliği ile alakalı bilimsel veri olmayan bir başka konu da ısının virüsü öldürdüğüdür. Bu konuda veri olmamasının yanında insan dolaşımının artmasına paralel olarak vakaların daha çok arttığı sonucuyla karşı karşıya kalınmıştır. Bu nedenle bilimsel olan gerçek ısının virüsü öldürmediği yönündedir. Uzun vadede dünyanın ve insanlığın hayatından çıkmayacak olan virüsle alakalı sadece bilimsel verilere inanmak en doğrusudur.