Güncel
Giriş Tarihi : 22-07-2021 02:05   Güncelleme : 22-07-2021 02:18

Samsun Salıpazarı İlçesi Tarihçesi

Samsun Salıpazarı arazisi büyük ölçüde engebeli ve yüksek rakımdan oluşur.  Genel olarak ılıman iklim koşullarının hakim olduğu ilçede, bitki örtüsü gür, toprak verimliliği ise fazladır. İki çayın birleşiminden oluşan büyük gölet oldukça dikkat çeker.

Samsun Salıpazarı İlçesi Tarihçesi

Samsun, Cumhuriyet tarihindeki öneminin yanı sıra, yerleşkeye uygun ve verimli topraklarıyla M.Ö. 60.000 yıllarına ait kültürü de içinde barındıran, nadide şehirlerimizdendir. Orta Karadeniz’in Canik dağları yöresinde yer alır. Toplam 17 ilçesi bulunur. Samsun Salıpazarı zengin bitki örtüsü ve tarihi kalıntılarıyla bu şehirde önemli bir yer tutar.

Salıpazarı Coğrafi ve Nüfus Bilgileri
Güney bölgesinde Erbaa ve Akkuş, kuzeyinde ise Çarşamba ilçeleri bulunan Salıpazarı’nın denize direkt bağlantısı yoktur. Samsun Salıpazarı arazisi büyük ölçüde engebeli ve yüksek rakımdan oluşur. 
Genel olarak ılıman iklim koşullarının hakim olduğu ilçede, bitki örtüsü gür, toprak verimliliği ise fazladır. İki çayın birleşiminden oluşan büyük gölet oldukça dikkat çeker. Nüfus, 2020 yılı verilerine göre 10.121 erkek ve 9.588 kadın ile 19.709 kişiden oluşur. Salıpazarı’nın kurulduğu günler hariç ilçeye genel anlamda sessizlik hakimdir.

Cumhuriyet Dönemi ve Yakın Tarih
Kurtuluş Savaşı’nın ilk hareketiyle ismi anılan şehrin kahramanlık öyküsü bununla sınırlı değildir. 1. Dünya Savaşı öncesinde Ermeni, Gürcü ve Rum kesimin çevrede yoğun olarak yaşadığı bilinir. 

Samsun Salıpazarı bölgesinde, savaş sırasında ayaklanan Ermeni çeteleriyle Türk halkı çetin çatışmalar yaşamıştır. Çetelerin bertaraf edilmesi, karşıt azınlıklar için göç etmeyi zorunlu kılmıştır. Gürcü ve Kafkas kültürünün yörede büyük rol oynaması bu azınlık gruplarının varlığından dolayıdır.
Çarşamba ve Terme ilçelerine bağlı 3 köyün 1973 senesinde birleşmesiyle belediye olmuş, 1987-88 yıllarında ise ilçe olarak adlandırılmaya başlanmıştır.

İlçede Gezilebilecek Etnik Yerler
Samsun Salıpazarı tarihi, bulunan kalıntılara bakıldığında M.Ö. 3000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Başlıca tarihi mekanlar şu şekildedir;
Garpu Kalesi: M.Ö. 7. yy’a ait olduğu düşünülen Garpu Kalesi klasik bir kale yapısından farklıdır. Kayaları yontma ve oyma işlemiyle inşa edilen bu kale ile ilgili çeşitli mitolojik hikayeler mevcuttur.
Değirmen: 500 yıl boyunca hala işlevine devam etmesi bu değirmeni ilgi çekici kılan unsurdur.
Albak camii: Tahta ile inşa edilen bu yapının, Selçuklu döneminden kalma bir camiinin restorasyonu ile oluşturulduğu bilinmektedir.
Çıngıraklı (Eğri) Kale: Peygamber Nuh’un, gemisini bağlaması için tanrılar tarafından inşa edildiği dolaşan rivayetler arasındadır. İlk kar yağışının buraya yağması ile iklim koşullarında kötü şansa işaret edebileceği inanışı bölgede hakim sürer.
Ayrıca bölgedeki çayların kenarlarında kurulan alabalık tesisleri turistlerin konaklama mekanlarıdır.

Doğanın Muhteşem Güzellikleriyle Salıpazarı
Tarihin yeryüzü üzerinde oluşturduğu doğal güzelliklere de ev sahipliği yapan ilçede mutlaka görülmesi gereken alanlar çeşitlilik gösterir. Çok sayıda bulunan alabalık yetiştirme çiftlikleri, Çağlayan ve Karacaören şelalesi, Çınaraltı piknik alanı ile Kınalık ormanı muhteşem yapılarıyla göz doldurur niteliktedir.

Garpu Kale ve Ünlü Mitolojik Geçmişi
Kale ile ilgili Kybele (Kibele) ‘nin aşkı veya anneliğinden, ilk amazonların yerleşim yeri olmasına kadar çeşitli öyküler anlatılmaktadır. M.Ö.7 yy’ da amazonların yaşadığına dair kesin olmayan buluntulara rağmen asıl hikaye, tanrıçaların anası Kibele’nin aşkına ev sahipliği yapmasıdır.
Kibele ile Attis (Ateş) sevgilidir. Birbirlerine söz vermişlerdir fakat Attis verdiği sözü unutarak Pessinnus’un prensesine aşık olur. Düğünlerine Tanrıça Kibele’de davet edilir. Kybele’yi karşısında gören Attis utancından cinsel organını Kybele’ye kurban eder. Sevgilisin acı çekmesine dayanamayan Tanrıça, onu bir çam ağacına döndürerek sonsuza kadar yaşamasını sağlar. Attis’in kanı ise menekşelere dönüşür, kale çevresindeki ağaç ve menekşeler bölge halkının mitolojik hikayeye inanışını destekler.