SPOR
Giriş Tarihi : 18-12-2020 18:16   Güncelleme : 18-12-2020 18:33

Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, basın mensuplarıyla buluştu

Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, basın mensuplarıyla video konferans toplantısı düzenleyerek gündeme dair açıklamalarda bulundu. 

Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, basın mensuplarıyla buluştu

Nuri Asan Tesisleri’nde gerçekleştirilen video konferans toplantısında Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, ligde oynadıkları ve oynayacakları maçlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

Konuşmasına ilk olarak geçtiğimiz gün kaybettiğimiz Kulübümüzün Başkan Yardımcısı Mustafa Kemal Erkanat’a değinerek başlayan Ertuğrul Sağlam, “Sözlerime öncelikle Samsun şehri için Samsunspor camiası için ve bizler için çok önemli olan ve gerçekten bu kadar kısa bir süre içerisinde hepimizin kalbinde çok farklı bir yer edindiği ve ben şahsi olarak kanaatimi söyleyeyim, bu kadar kısa süre içerisinde bir insana ancak bu kadar fazla sevebilirdim. Ağabeyimizi, büyüğümüzü ve bizim için bu kadar değerli bir insanı kaybetmenin üzüntüsünü yaşadık ve Mustafa Kemal Erkanat ağabeyimize buradan tekrar Allah’tan rahmet diliyoruz ve Samsunspor camiasının ve yakınlarının da başı sağ olsun diyorum. Mustafa ağabeyin vefatı ile beraber çok duygusal ve beraberinde çok üzüntü duyduğumuz günler yaşadık. Bu arada başkanımız Yüksel Yıldırım’a da geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Yaklaşık 1 aydır hastanede covid ile mücadele ediyor. Bu 1 ayın bir bölümünü yoğun bakımda geçirdi. Yaşam mücadelesi verdi. Gerçekten çok ağır sınavlardan geçti. Allah izin verirse birkaç gün içerisinde evine geçmesini diliyoruz. Bu süreç içerisinde 40 yıllık arkadaşı, kardeşi ve dostu olan Mustafa Kemal Erkanat’ı kaybetmenin üzüntüsünü de yaşadı. Bu sürecin sonlarına doğru da maalesef biz bir Bursaspor karşılaşması yaşadık. Bu kadar yaşanan sıkıntılardan sonra Bursaspor karşılaşmasında moralini ve motivasyonunu arttıracak hakkı olarak bir sonuç bekledi. Ama maalesef hepimizin üzüldüğü bir sonuç sonrasında o psikolojik yıpranmışlık ve duygu yoğunluğu içerisinde bazı açıklamalarda bulundu. Geneline katılmasam da kendi fikrini ortaya koydu” dedi.

Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam daha sonra şu açıklamalarda bulundu;
“Başkanımız bizim için çok değerli ve biz kendisini çok seviyoruz. O burada bizim ağabeyimiz ve oyuncularımızın da babası. Dolayısıyla bizler bugüne kadar aile içerisinde yaşadığımız bazı sorunlar oldu ve bunları kendi içimizde çözmesini de bildik. Bundan sonraki süreçte de bu gibi aile içerisinde yaşanan sorunları da hep beraber kendi içimizde çözecek hoş görüye ve olgunluğa da sahibiz. Böyle bir süreç yaşandı. İnşallah bu süreci de aile içerisinde çözeceğiz ve ileriye daha umutla ve daha güzel bir şekilde bakacağız. Gelinen nokta itibariyle bugün Samsunspor olarak şunu çok açık ve net bir şekilde söyleyebilirim ki, bugüne kadarki performansımızdan daha iyisini yapabilir miydik? Yapabilirdik. Bundan sonra dahi iyisini yapacak mıyız? İnşallah yapacağız” diye konuştu.

“Takımımıza getirilen bazı eleştiriler var. Bu eleştirilerle alakalı birkaç tespitimiz var. Bunu rakamlarla ve istatistiklerle sizlerle paylaşmak istiyorum. İnstat programı doğrultusunda bize her hafta maçların istatistikleri, rakamsal olarak değerlendirmeler geliyor. Bu programa göre, mücadele göstergesinde ligin 14 maçlık geri kalan kısmında ikili mücadele ve top kapma sayılarında ligin birincisiyiz. Rakip sahada en çok top kazanan takımıyız. Rakip alanda en çok sahipsiz yani ikinci top kazanan takımıyız. Dolayısıyla bu rakamlar doğrultusunda bizim takıma hiçbir kimse ‘koşmuyor, mücadele etmiyor, savaşmıyor’ diye bir eleştiri getiremez. Bu parametreyle mücadeleyle alakalı bugüne kadarki yapılan bütün eleştirileri ben kabul etmiyorum, ret ediyorum. Maç başına topa sahip olma oranında yüzde 56 ile birinci sıradayız. Bir maçta en çok pozisyona giren takımlar listesinde Adana Demirspor ile beraber ilk iki içerisindeyiz. Maç başına 6 pozisyonla birinci sıradayız. Maç başına en çok şut atan ve isabet sağlayan takımız. Dolayısıyla kimse bu takıma ‘top oynayamıyor, oyunu yönlendiremiyor, pozisyona giremiyor’ diye eleştiri de getiremez. Bunu da kabul etmiyorum. Şunu diyebilirsiniz, ‘hocam bu kadar pozisyona giriyorsunuz da bunu değerlendirmeyle alakalı bir sıkıntımız var mı?’ var. Bu doğru. Ama biz şöyle geçmişe bir göz atarsak sezon başında lige başladığımızda pozisyona girme ile alakalı bir sıkıntı yaşıyorduk. Daha sonrasında antrenmanlarımızda, çalışmalarımızda bu olaya odaklandık. Antrenman metotlarımızda, antrenman içerisinde, rakip sahadaki ofansif organizasyonlarımızı biraz daha fazla çalıştık. Bunun yanında oyun içerisindeki rotasyonlarımızı hedefe yönelik biraz daha çeşitlendirdik. Çeşitli ofansif varyasyonlar içerisinde topu rakip kaleye kadar getirme noktasında çalışmalarımızı yaptık ve bu konuda çok büyük bir gelişme kaydettiğimizi gördük. İnşallah bundan sonraki süreçte girilen bu pozisyonları gole çevirme noktasında oyuncularımız daha fazla sorumluluk alacaklar. Buna inanıyorum. Bu konudaki en büyük şansızlığımız bu mevkideki en önemli oyuncumuz Tomane’den bugüne kadar çok fazla faydalanamadık. Bugüne kadar bu noktada yapılan eleştirilerle alakalı mücadele noktasında, oyun içerisinde oyunu istemeyle alakalı getirilen bütün eleştirileri ret ediyorum. Oyunu oynama, pozisyona girmeyle alakalı bütün eleştirileri ret ediyorum. Topa sahip olma, oyuna hükmetme noktasındaki gelen eleştirilerin hepsini ret ediyorum. Daha farklı gelen eleştiriler varsa haklı olanları da kabul ediyoruz. Bu konuda çok fazla ısrarcı olmak istemiyorum” şeklinde konuştu.

“Bursaspor ile alakalı yapılan analizlerde, topa sahip olma yüzde 63’lük bir oran var. Bunun yanında 16 tane korner kullanmışız, 28 tane kaleye şut atmışız ve ikili mücadele kazanma oranında da çok ciddi anlamda üstünlüğümüz var. Dolayısıyla Bursaspor maçında tabi maalesef istemediğimiz bir sonuç aldık. Hepimiz üzüldük. Bu maçla alakalı ‘rezil futbol, pasif futbol’ gibi eleştirileri de ret ediyorum. Biz pozisyona da girdik. 8 tane pozisyonumuz var. O maç bizim lehimize 6-3’de bitebilirdi. Bazı pozisyonlarda kalecinin şansı, vurulan toplar yüzüne, eline çarptı ve girmedi. Bazı pozisyonlarda futbol şansızlığı, bazılarında bizim beceriksizliğimiz, bazılarında da rakip kalecinin de yeteneği ön plana çıktı ama orada da biz oyunu kazanmayı çok istedik, yeteri kadar pozisyona girdik, yeteri kadar mücadele ettik. Dolayısıyla sadece sonuç alamadık. O maçtaki eleştirilerin de birçoğuna kesinlikle katılmıyorum. O maçla alakalı oyuncularımıza, takımımıza, dolayısıyla bana yapılan bu eleştirileri de sonuç anlamında kabul ederim ama oyun içerisindeki mücadele, istek, pozisyona girme, oyunu yönlendirme konusundaki eleştirileri kesinlikle kabul etmiyorum” dedi.

“Maalesef sezon başında takımımız ile alakalı taraftarlarımızı, camiamızı çok farklı ve gereksiz bir beklenti içerisine soktuğumuzu ve sokulduğunu görüyorum. Sayısal anlamda bizden daha çok fazla transfer yapan takımlar var. Bizden daha fazla para harcayan birkaç tane de takımlar var. Herkes bu sezon ligdeki bu boşluğu fırsat bularak bir Süper Lig hedefi koydu. Dolayısıyla kadro kalitesi anlamıyla bizimle eş değerde ligde en az 6-7 tane takım var. Bu doğrultuda bu 6-7 takımla oynanan bir ligde bu mücadelenin herhalde devre sonuna hatta lig sonuna kadar bu şekilde devam edeceği gerçeği de ortada. Biz ‘dışarıda herkese 3 tane atar, içerde 5 tane atar. Hiç mağlup olmaz, hiç berabere kalmaz, her takımı ezer’ diyen bir takım değiliz. Herkes bu gerçekle bir defa yüzleşsin ve beklentilerini ona göre gerçekleştirsin. Bunun yanında maalesef belli oranda kadromuza takviyeler edilirken sakatlık ve kovid nedeniyle de istediğimiz kadroyla bugüne kadar mücadele edemedik. Böyle bir şansızlıkla da karşı karşıyayız. Neredeyse ondan önceki sezon çok büyük yatırımlar yaparak, paralar harcanarak birinci lige çıkılamamış kadrodan sonra geçtiğimiz sezon ikinci ligden birinci lige çıkmak için kurduğumuz kadroyla bugüne kadar mücadele verdik. Dolayısıyla bu çocukların verdiği mücadeleyi de taktir etmek lazım. Yani biz çok eksik mücadele ettik. O yüzden bu konuda da bazı dezavantajlarımızın ve yaşadığımız olumsuzlukların da göz önünde bulundurulması, takım performansı ve gelinen nokta itibariyle bir değerlendirme yapılacaksa bu gerçekler doğrultusunda değerlendirmelerin yapılmasını istiyorum” diye konuştu.

“Ben Samsunsporluyum. Bunu Beşiktaş’a gittiğimde de Beşiktaş ile mücadele ettiğimde de, Bursaspor ile şampiyon olurken de, Kayserispor ile Avrupa kupalarına giderken de her fırsatta dile getirdim. Samsunsporlu olduğumu, Samsunspor’un benim için çok farklı bir yeri olduğunu her fırsatta dile getirdim. Buraya gelirken de geliş sebeplerimin başında Samsunspor arması ve Samsunspor sevgisi vardı. Dolayısıyla geldik ve başkanımız ile beraber bir hedef koyduk. O günde ifade ettiğim gibi bu açıkça bir meydan okumaydı. Ben halen meydan okumaya devam ediyorum. Bir hayalimiz var dedik. Öncelikle bu takımı Süper lige çıkarmak. Bu hayalimizin peşinden sonuna kadar koşacağımızdan herkes emin olabilir” şeklinde konuştu.

“Ben futbolcuyken de antrenörken de şampiyonluklar yaşadım. Ama her yaşanan şampiyonluklarda çok büyük zorluklarla bu mücadeleyi tamamladık. Dolayısıyla hiçbir şampiyonluk kolay olmuyor. Bu sene de kolay olmayacak. Yol içerisinde bazı inişler çıkışlar olacak, bazı kazalar olacak. Hiç istemediğimiz sonuçlarla karşılaşacağız. Bu gibi durumları panik yapmadan, kırmadan, dökmeden, dağıtmadan soğuk kanlılıkla karşılayıp, kabul etmek ve dersler çıkarmak lazım. O yüzden bundan sonraki süreçte de bu gibi olaylarla karşılaşacağız ama sendeleyeceğiz hiçbir zaman yıkılmayacağız. Tekrar ayağa kalkacağız ve emin adımlarla yolumuza ilerleyeceğiz. Hedef insanları, büyük insanlar bu işi böyle yaparlar” dedi.

“Biz bu gibi olaylarla bu gibi sıkıntılarla çok defa karşılaştık. Allah’a şükürler olsun ki tecrübemiz, bilgimiz, insani yapımız bütün bu olayları çözecek ve üstesinden gelecek kalitede ve yeterliliktedir. Şunu da inanarak söylüyorum. Ben ilk günkü heyecanımı halen kendimde saklıyorum. Dolayısıyla şehrime, taraftarıma, camiama, takımıma, kulübüme, başkanıma, yöneticilerimize eskisi gibi güveniyorum ve inanıyorum ki biz kenetleneceğiz, birbirimizi sahipleneceğiz ve bu işin sonunu getireceğiz” diye konuştu.

“Bugün 24 puandayız ve ligin liderinden sadece 3 puan gerideyiz. Önümüzde 3 tane maç var. Bunların 2 tanesi içeride bir tanesi Ankaraspor deplasmanı. Bizim kadromuz, bizim çocuklar bu 3 maçı kazanacak yeterlilikte kalitede ve yüreğe sahipler. Ben bu çocukların hepsine kendim gibi inanıyorum. Bu çocuklar çıkacaklar sorumluluk alacaklar, sahiplenecekler, birbirlerine kenetlenecekler ve bu 3 maçı da kazanacaklar. Alacağımız 9 puanla iddia ediyorum ki yarı devreyi ya birinci, ya ikinci ya da en kötü liderden bir yada iki puan geride ligi en kötü üçüncü bitirir. Ben daha yukarıda bitireceğine inanıyorum. Biz ilk yarıda kalan bu 9 puanın hepsine ve ikinci yarıdaki 51 puanın hepsine talibiz. Bunların hepsini almak için mücadelemizi ortaya koyacağız” şeklinde konuştu.

“Önümüzde şu anda hep beraber düşünmemiz gereken bir olay var. O da Boluspor karşılaşmasına kadar hem teknik hem taktik hem de mental olarak oyuncularımızı maça hazırlamak. Onların motivasyonlarını arttırmak ve bu maçı kazanacak sinerjiyi oluşturmak. Bunu yapacak gücümüz de var, yeteneğimiz de var. Oyuncularımız Balıkesirspor karşılaşmasıyla onlarda bu işi ne kadar sahiplendiklerini ve bu işe ne kadar inandıklarını gösterdiler. Güçlü bir karakter ortaya koyarak ve güçlü bir duruş sergileyerek bu olumsuzluğu ortadan kaldırdılar. İnşallah da bunun devamını da getirecekler. Ben onlara sonuna kadar inanıyor ve güveniyorum” dedi.

Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Ertuğrul Sağlam, “Futbolculara verilen para cezası tamamen yönetimin kendi tasarrufudur. Benim ceza ile alakalı ne bir isteğim olmuştur, hatta bu cezanın olmaması gerektiğini söyledim. Böyle bir cezayı oyuncularımız hak etmiyor. Rakamlarla da kendi ifadelerimle bunu söyledim. Yönetimin kendi kararıdır. Ona şu aşamada çok fazla yapabileceğimiz bir şey yok. Başkanımız halen hastanede. Başkanımız da hastaneden çıktığı zaman en kısa zamanda bir gün görüşmemiz olacak. Orada bazı noktalarda bugün ile alakalı, gelecek ile alakalı yapmamız gerekenler ile alakalı önemli noktalarda görüşmelerimiz olacak. Onun dışında da bizim takımımız, oyuncularımız bu kadar ağır eleştirileri hak etmiyorlar. Bunu açık yüreklilikle söylemek istiyorum” diye konuştu.

Devre arasında takıma takviyelerin yapılacağını belirten Ertuğrul Sağlam, “Zaman içerisinde sakatlıklar, performans eksiklikleri bazı şeyleri bize çok net bir şekilde gösterdi. Takviyelerimiz olacak. Bu konuda çalışmalarımız başladı ve devam ediyor. İkinci yarıda bizi şampiyonluk yarışından eksik bırakmayacak, en ufak bir açık bırakmamamız gerektiğini ilk devre içerisinde gördük. Bazı şeyleri de yaşadık. Bazı oyuncularımızın performansı ile ilgili net performans değerleri de ortaya çıktı. Bunların doğrultusunda ikinci yarı şampiyonluk için ve hepimizin hayali olan Süper Lig için takviyelerimizi yapacağız” şeklinde konuştu.