SAĞLIK
Giriş Tarihi : 07-12-2020 12:34   Güncelleme : 07-12-2020 12:34

Yeni Oluşan Benlere ve İyileşmeyen Yaralara Dikkat

Dünyada tüm kanserler içinde en yaygın görülen cilt kanseri, iyileşmeyen yaralar, yeni oluşan benler veya mevcut benlerde oluşan değişikliklerle kendini gösterebiliyor. Cilt kanserinin erken tanısının ben takibiyle mümkün olabileceğini söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, farklı türdeki cilt kanserleri için ana tedavi yönteminin cerrahi olduğunu vurguladı.

Yeni Oluşan Benlere ve İyileşmeyen Yaralara Dikkat

Benler kimi zaman cilt kanserine neden olabilmektedir. Bu nedenle düzenli kontrol edilmesi ve tanı konursa benin alınması hastanın sağlığı için önem taşır. Otuzlu yaşlara kadar vücutta yeni benler görülmesinin normal ve beklenen bir durum olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, bu yaşlardan sonra görülen benlerin cilt kanserine yol açabileceği için kontrol altında tutulması gerektiğinin altını çizdi.

Temel olarak, melanom ve melanom olmayan olmak üzere, iki tipte görülebilen kanserler konusunda Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu şu bilgileri verdi: “Melanomlar, cilde rengini veren melanosit hücrelerinden kaynaklanır. Melanom kanserler, yeni ben oluşumu veya benlerde oluşan yapısal değişikliklerle kendini gösterir. Melanom olmayan kanserler, iyileşmeyen veya iyileşip tekrar eden yaralar olarak kendini gösterir.”

 

BENLERİNİZİ TAKİP ETMENİZ HAYATİ ÖNEME SAHİP

Cilt kanserinin erken teşhis edilebilmesinin diğer kanser türlerine oranla daha kolay olduğunu söyleyen Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu“Erken evrede belirlenen cilt kanserlerinde cerrahi tedavi yöntemi ile tamamen iyileşme oranı oldukça yüksektir” dedi. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Kişiler vücutlarının görebildikleri kısımları kendileri, diğer bölgeleri ayna yardımıyla kontrol edebilir.Benlerin asimetrik olması, sınırlarının düzensiz girintili-çıkıntılı olması, farklı renk tonlarını içermesi, genişliğinin 6 mm den fazla olması ve büyüme-genişleme göstermesi halinde hekime başvurulması gerekir.”

Erken tanı sonrası erken müdahalenin tümörün büyümesini ve başka bölgelere yayılmasını önleyebileceğini anlatan Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, tedavi yaklaşımı konusunda şu bilgileri verdi: “Cilt kanserlerinin temel tedavisi lezyonun cerrahiyle, tamamen, yeterli derinlikte ve çevre dokudan belli bir sağlam sınır korunarak çıkartılmasıdır. Özellikle erken dönemde yakalanmış ve cerrahi uygulanmış hastalarda kalıcı tedavi şansı çok daha yüksektir. Neredeyse her evrede, uygun hastada cerrahinin yeri vardır. Bunun yanında cerrahiye alternatif veya beraber kullanılabilecek kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemler de bulunmaktadır.”

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA GÜNEŞE MARUZ KALMAYIN

Daha önceleri ileri yaş hastalığı olarak bilinen cilt kanserinin son dönemde 40 yaş altında da görülmeye başlandığını hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, risk faktörleri konusunda şunları anlattı: “Düzenli ve uzun sürelerde güneşe maruz kalanlar (özellikle çocukluk çağında) daha çok risk taşımaktadır. Bazı genetik geçişli durumlarda çocuk yaşlarda dahi cilt kanseri görülebiliyor. Açık ten tipi olanlar (bronzlaşamayıp, güneş yanığı oluşanlar) uzun süreli güneşe maruz kalan ve güneş yanığı hikâyesi bulunanlar, güneşli bölgelerde yaşayanlar, çok sayıda beni olanlar, anormal görünümlü beni olanlar, ailesinde cilt kanseri öyküsü olanlar, daha önce deri kanseri geçirenler, bağışıklık sisteminde bozukluk olanlar, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar (organ nakli hastaları gibi) ve radyasyona maruz kalanlar daha riskli kabul edilmektedir.”